
D vitamini; kemik sağlığı, kas işlevleri ve bağışıklık sistemi için önemli bir vitamindir. Vücut D vitaminini büyük ölçüde güneş ışığının cilde teması sayesinde üretir; besinlerden alınan miktar ise sınırlıdır. Kapalı alanlarda geçen uzun saatler, şehir yaşamı ve kış ayları nedeniyle D vitamini eksikliği ülkemizde de oldukça yaygındır.
Kimler risk altında?
- Güneşe az çıkan, gün boyu kapalı alanda çalışan kişiler
- Vücudunun büyük kısmını örten kıyafetler giyenler
- Yaşlılar ve bakımevinde kalanlar
- Koyu tenli kişiler
- Fazla kilolu kişiler
- Karaciğer, böbrek ve bağırsak hastalığı olanlar
- Gebeler ve emziren anneler
Belirtiler
D vitamini eksikliği çoğu zaman belirgin bir şikayete yol açmaz. Bazı kişilerde yorgunluk, kemik ve kas ağrıları, kas güçsüzlüğü ve sık hastalanma görülebilir. Uzun süren ağır eksiklik, çocuklarda raşitizme, yetişkinlerde kemik yumuşamasına ve kemik erimesi riskinde artışa yol açabilir.
Karaciğerin rolü
Ciltte üretilen ya da besinlerle alınan D vitamini, aktif hale gelebilmek için önce karaciğerde, ardından böbreklerde işlenir. Bu nedenle ilerlemiş karaciğer ve böbrek hastalıkları D vitamini metabolizmasını etkileyebilir.
Test
D vitamini düzeyi, 25-hidroksi D vitamini kan testiyle ölçülür. Herkesin rutin olarak test yaptırması gerekmeyebilir; risk grubundaki kişilerde ve belirti varlığında hekim test isteyebilir.
Takviye kullanımı
D vitamini eksikliği saptandığında hekim, eksikliğin derecesine göre uygun doz ve süreyi belirler. D vitamini yağda çözünen bir vitamindir ve vücutta birikebilir; bu nedenle yüksek dozların hekim kontrolü olmadan uzun süre kullanılması zehirlenmeye yol açabilir. Takviye kullanımında kontrol testleri önemlidir.
Güneş ve beslenme
Uygun saatlerde kısa süreli güneşlenmek ve yağlı balık, yumurta sarısı ile D vitamini eklenmiş ürünleri beslenmeye dahil etmek faydalıdır. Ancak uzun süreli korunmasız güneşlenmenin cilt kanseri riskini artırdığı unutulmamalıdır.