- Hak ve Eşitlik (HEPAR) Partisi - https://hepar.org.tr -

SİYASETİN SEFALETİ

Yazar: Hepar On 29 Ocak 2013 @ 06:30 In Genel | Comments Disabled

siyasetin_sefaleti_kapak [1]

İÇİNDEKİLER

 

9- ÖNSÖZ
13- İYİ DEVLET, İYİ İNSANLARA MUHTAÇTIR
15- EN BÜYÜK KUSUR SIĞLIKTIR
17- DÜNYA EMPERYALİZMİNİN ADAMLARI
20- ONUR, ÖLÜMDEN ÜSTÜNDÜR
22- LA HAVLE (YA SABIR!)
23- BU COĞRAFYADA DÜŞMAN KITLIĞI ÇEKİLMEZ
25- ADAM ALDIRMA DA, GEÇ GİT DİYEMESİN
26- KORKAK VE PISIRIK TOPLUMLARIN GELECEĞİ YOKTUR
28- KAŞAĞI İSTİYOR!
29- NE KADAR YIKARSAN YIKA, BİR SİYAH BEYAZLAŞMAZ
30- APTALLA VATANI BİR ARADA DURMAZ
31- YALAN DOLAN, DÜMEN VE YAPMACIKLIK
32- İDARE-İ MASLAHAT EDİN!
34- MARTAVALCILAR
35- TÜRKİYE’DEKİ POLİTİKACILARDAN, KURBAĞA GİBİ ÖTMEYİ VE SÖVÜP SAYMAYI ÖĞRENİRSİNİZ
37- ÜLKE YANIYOR, KANIYOR VE İNLİYOR
39- AĞLA “30 AĞUSTOS”, HAKKINDIR!
41- YURDUMU SALDIM ÇAYIRA
43- “KÜÇÜK DEMOKRASİ” ÜLKESİ
45- AĞIZLARI FIRIN KAPAĞI GİBİ
46- SİYASİ VE EKONOMİK BAĞIMSIZLIK OLMADAN DEVLETE GÜÇ VE SAYGINLIK KAZANDIRILAMAZ
50- EĞER DİNLEYİCİ SAĞIRSA, MÜZİK HİÇBİR ŞEYDİR
52- HER TARAF UYKUDA
54- HEDEFLERİ BİRLEŞİK KÜRDİSTAN’MIŞ, OLUR!
55- VİCDANI OLAN NAMUSLUDUR
56- TEPEDE KALINTI, DİPTE YIKINTI!
58- SİZ KEÇİLERİ KAYBETTİNİZ, ELOĞLU USTA ÇOBAN
60- EZİYETLİ ROTA
62- DEMOKRASİ KÜLÜSTÜRÜ
64- SON ÇALILIĞA GELDİK
65- KOYUNLARA KRAL OLMAK
66- BİR MEMLEKET Kİ AKLA ZİYAN
69- GEL VATANDAŞ, GEL! MEMLEKET PAZARININ KELEPİR MALLARI BUNLAR
71- KARNE
73- USKURU KIRIK DIŞ SİYASET
76- ETAP ETAP KIÇTAN KARA
79- KÜRESELLEŞME EMPERYALİZMİN EN YÜKSEK AŞAMASIDIR
81- BİR ULUDERE ANALİZİ
84- MASALLARLA ÜLKE YÖNETİLİYOR, AHALİ DE ÇOCUK GİBİ DİNLİYOR
87- TEK KELİMEYLE MUHTEŞEMDİ
89- TÜRKİYE’DE SİYASETÇİLER, SADECE ÇIKARLARINI KOLLAYAN BİRER FIRSATÇIDIR
91- KALBİNDE YURTSEVERLİK ATEŞİ ve O SEVGİ YOKSA, HER ŞEY BOŞUNADIR. İNSANA BÜYÜK İŞLER YAPTIRAN ODUR
92- CUMHURİYET KÖTÜ İDARE EDİLMEKTE, İNSANLARA BUĞDAY YERİNE SAMAN SUNUYORLAR
94- HERKESTEN KORKAN, HERKESİ VURUR
96- ADAMLAR ÇOK APTALCA ŞEYLER YAPMAK İÇİN BÜYÜK ÇABA HARCIYOR
98- HİÇ KİMSENİN YARINI DAHA GÜVENCEDE DEĞİL
100- KATLİAM
103- ORTADOĞU YANACAK
105- HEMŞERİM! CUMHURİYETTE VAZİYET NASIL?
106- KİM BUNLAR?
108- İNSANI VATANSEVERLİK KORUR
109- ÇANAKKALE; RUHUN, ÇELİKLE SINAVA TABİ TUTULDUĞU TOPRAKLAR
112- YAZILAR, (ŞİİRLER) İNSANLARI DÜŞÜNDÜRMEKTEN ÇOK, HAREKETE GEÇMEYE DAVET ETMELİDİR
113- SEN OLMAZSAN, DÜNYA BİR ŞEY KAYBETMEZ
115- AL BİRİNİ, VUR ÖTEKİNE
118- ÖZGÜRLÜK VE CESARET
120- TÜRK ULUSU İKİ TUZAKLA YÜZ YÜZESİN
124- SOSYAL VE POLİTİK DÜZEN ÇÜRÜMÜŞTÜR
125- EN BÜYÜK FAKİRLİK AHMAKLIKTIR
127- DEMOKRASİ Mİ, HANİ NEREDE?
129- BOYUN EĞİŞİN MÜKÂFATI ESARETTİR
131- BİLİNÇLİ YURTTAŞ OLUNMADAN, İYİ CUMHURİYET OLUNMAZ
133- LİDER VE TOPLUM
136- SİZE VİZE BİLE VERMEYENLERE SİZ TOPRAK VERİN
138- DEMOKRASİ ÇAKALLARI VE YARALI 19 MAYIS
140- ŞU ŞAKLABANLARA BAK!
142- YOZLAŞMIŞ DEMOKRASİLERİN SONU DİKTATÖRLÜKTÜR
145- ÇEKİÇ VE ATEŞ
148- TUTARSIZLIK, LAF EBELİĞİ VE ŞARLATANLIK ALTINDA KALAN HALK
151- ONUR MUHTACI
152- BÜYÜK ŞEF VE DALTONLAR PKK’YA KARŞI
154- BİR LEOPARIN BENEKLERİ GİBİ HER YERDELER
158- EN BÜYÜK GÜÇ DURUŞTUR
161- KULAĞI OLAN İŞİTSİN
163- SURİYE NEDEN VURDU?
165- UTANMAZ ADAMLAR
167- KALABALIKLAR ÜLKESİ
169- MEMLEKETİM VARSA, BEN VARIM; YOKSA, BEN DE YOKUM!
171- SİZ ÜLKENİZİN ŞEREFİNİ KORUYUN, O SİZİN GELECEĞİNİZİ KORUR
176- ŞEMDİNLİ’DE NE OLUYOR?
181- ÜLKE HER GEÇEN GÜN ZAMAN VE KAN KAYBEDİYOR
183- MEDYA PATRONLARINA
185- ERDEMLİ YAŞAM

 

Uyuttular, Avuttular ve Soydular

 

191- BİZ DE MUSUL’U KONUŞURUZ
194- EŞKIYA’YA ADA TAHSİS EDEN TEK ÜLKEYİZ
196- OTLAKÇILAR
198- HER TARAF UYKUDA
200- TIRMALAYIP GEÇMEK
205- CAHİLLİK, SAĞDUYUYU KAYBETTİRİR
208- PAZARDAN ŞAN ALINMAZ
210- RÜZGÂRLA SALINAN SAZLAR GİBİLER
215- ZAMAN, ŞİKâYET ZAMANI DEĞİL
216- İŞGAL YOK, SATIN ALMA VAR
218- AĞABEYİN SENİN İÇİN ÇOK ÇİĞDEM TOPLADI
227- EFSANEDEN MASALA
230- KOZMİK ODADA YAZILI SUİKAST EMRİ OLUR MU?
233- BEN ORDUMU TUTARIM, ŞAHISLAR BENİ İLGİLENDİRMEZ
235- YOLSUZLUK YAPAN MİLLETVEKİLLERİNİN MALLARINA EL KOYACAĞIZ
237- ÜLKEYE DELİ GÖMLEĞİ GİYDİRDİLER
241- BU YOL, ÇIKMAZ YOL
243- KALABALIKTAN FAYDA GELMEZ
245- BEKLEMEK YAŞLILARIN İŞİDİR
247- DOĞA BOŞLUK KALDIRMAZ “PAMUKOĞLU” DOLDURUR
250- ÜLKENİN KADERİ BU MU?
251- BU DÜNYANIN KANUNU, SÜREKLİ MÜCADELEDİR
253- DEVLETİ MASALCI NİNELER YÖNETİYOR
260- VATAN, TAŞ VE TOPRAK DEĞİL, ŞEREFTİR
267- YAZIKLAR OLSUN!
269- HER TARAF UYKUDA
271- HAYRA YORMA, ÇIKMAZ
273- DÜRÜSTLÜKTEN BAHSEDENE BAK!
276- İNKÂR FELSEFESİ
279- NEME LAZIM
281- SİLAHSIZ İŞGALİN ADI “ÖZELLEŞTİRME” OLDU
283- TOPRAK, AĞALARIN ELİNDEN ALINACAK
285- DEREBEYLİKLERİN SONU
286- KESER DÖNER, SAP DÖNER
288- BUNLAR DEVLET Mİ YÖNETECEK?
290- UYUTTULAR, AVUTTULAR VE SOYDULAR
293- BİRİ TENCERE, ÖBÜRÜ DE KAPAK
296- ÜLKENİN SATILDIĞINI GÖRMEYENİN ALNINI KARIŞLARIM
298- ACEMİ MARANGOZUN YONGASI ÇOK OLUR
303- ASKER DE GENERAL DE GENÇ OLACAK
307- TİTREK VE ÜRKEK ADIMLARLA YOL GİDİLMEZ
313- AH, TÜRKİYE!
336- BEDELİNİN, BEDELİ

 

ÖNSÖZ

 
Gürültü eden kıpırdıyordur. Kıpırdayan oynaktır ve sağlam değildir. Donmamış sıvıdır; ağırlığa dayanamaz. Trakyalılar binlerce yıl evvel, buz tutmuş bir ırmağın üstünden geçmeden önce, onun donup donmadığını anlamak için, önden bir tilki salıyorlardı. Tilki ırmağı geçmeye başlamadan önce, buzların üzerine kulağını dayar ve sesi dinlerdi. Gürültü duyarsa, tehlike ve risk var diye ırmağın üzerinden geçmeye kalkmaz geri dönerdi!

Tabii ki tilki, bunu Traklar için değil kendisi için yapıyordu. Tehlikeyi görmek, sezmek ve önceden fark edebilmek; tilkide bu yetenek ve zekâ halen var!…
İnsan yetindiği zaman, bu ya aklın azalmasına ya da yorulma ve usanmasına işarettir. Güçlü bir akıl kendiliğinden durmaz.

Her zaman ister ve kendi gücünün ötesini arar. Eğer ilerlemezse, zorlanmazsa, çarpmazsa, o zaman yarı canlıdır; peşine düştüklerinin sınırı ve şekli yoktur. Onun besini, hayrete düşmektir, belirsizliktir,
avdır…

Hep sallantıda kalan insandan daha korkağı yoktur. Bir kez düşmek çok daha iyidir. Şu bilinmelidir, zamanın etkili gücü bedeni parçalayacaktır. Yaşam sana aittir, çok akıllıca kullanılmalıdır,
bir gün toprak, gölge, boş bir söz olacaksın. Gelecek nesillerin hatıralarında kalacak kadar büyük işlerin içinde olunmadığı sürece de ha olmuşsun ha olmamışsın, kimin umurunda.

Yürekli insan olmak, kol ve bacak işi değildir, cesaret ve sağlam ruh işidir. Hiçbir şey yapmamak, her konuda en büyük tehlikedir. Bir insanın düşünme gücü rehin veya satın alındığında, o ya bütünlüğünü yitirir, ya az özgür olur ya da kaçınılmaz nankör olur.

Ruhsal istek ve sağlamlık her şeyin özüdür. Ruh gevşek ve az dirençliyse üzerine bir şeyler basmak daha kolaydır ve bu insanlar her duyduklarına kolay inanırlar. Yargılama gücü ve içtenlik olmadan doğru yol kestirilemez. Ruh korktuğu sürece rahat yüzü de görmez. Baş eğen zayıf toplum, büyük saygı göstermeye ve korkuya daha açıktır. Tam insan, savsaklama ile korkaklık arasında gidip gelmez. Özgürlüğün gerçek mutluluk, cesaretin de özgürlük olduğunu bilir. Yüzyıllar boyunca itaat eden toplumlarda, itaat alışkanlık haline geldiğinden, hak aramayı öğrenemezler, yolunu da bilmezler. Güçlü bir fikre veya kitle hareketine ancak ölüm kalım meselesi olduğunda değil, hemen kulak verilmelidir.

Türkiye’de politika, günlük heves ve halkın basit çıkarlarına göre siyaset yapmak, rüşvet, adam kayırma, devlet gelirinin yağmalanması, yeteneksiz insanların çok önemli mevkilere getirilmesi, tutarsızlıklar, laf ebeliği ile sürüp gitmektedir. Acı ve açlık iyi birer öğretmendir ama bunlar da henüz halkta, “Yetti artık!” dedirtecek etkiyi sağlayamamıştır.

Gelecek üzerine kaygılı olan akıl, kötü haldedir ve çare arayışına girer. Ancak kavrayış yoksa, bilgi de bir işe yaramaz. Türkiye’nin hali, rüzgârın bulutları önüne katması gibi. Ülke, karanlık ve sıkıcı bir geceden farksız.

Siyasetin Sefaleti isimli bu kitap, Türkiye’nin son dört yılında olup bitenleri gözler önüne sermektedir. Halen yaşayanlar ile gelecek kuşakların da geçmişte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde nelerin olup bittiğini öğrenebilmeleri için yazılmıştır. Herkes ve her şey gelip geçicidir, kitaplar hariç…

Günlerden bir gün, Diyojen’e bir yurttaşı selam verir. Diyojen selamı almaz ve onu görmemezliğe gelir. Adam gider, Diyojen’in yolunu keser ve selamını neden almadığını sorar; Diyojen’in cevabı hazırdır: “Böyle acı çekerek yaşayan ve kurtulmak için hiçbir şey yapmayan birine selam yok!”

Osman PAMUKOĞLU
9 Eylül 2012, Ankara

589 Kez Toplam, 1 Kez bugun okundu


Sayfa Kaynagi: Hak ve Eşitlik (HEPAR) Partisi: https://hepar.org.tr

Yazdirilacak Sayfa: https://hepar.org.tr/siyasetin-sefaleti.aspx

URLs in this post:

[1] Image: https://hepar.org.tr/wp-content/uploads/2014/05/siyasetin_sefaleti_kapak.jpg

© 2014 Hak ve Eşitlik (HEPAR) Partisi.