HAYAT SONUÇTUR !

HAYAT SONUÇTUR !


Yılların birikimi olan haberleşmeden, ağır sanayi fabrikalarına ve limanlarına kadar ülkenin en önemli stratejik kurumları "babalar gibi satıldı." Yetmedi, gelecek kuşağın da hakkı olan ormanlar, meralar, yaylalar yağmalandı. Madenler çoğu yabancı olan şirketlere peşkeş çekildi. Sonuç ne? Nereye gitti bu paralar? Eğitim seviyemiz mi yükseldi? Toplumsal refah mı arttı? Borçlar mı ödendi? Çalışanların maaşları insanca yaşayacakları düzeye mi getirildi? Yüksek teknoloji yatırımları mı yapıldı?.. Hiç biri olmadı! Ve bizden çıkan bu değerler bir daha yerine konamayacak. Halen daha, gerek devlet ve gerekse özel sektöre ait devasa iç ve dış borcu olan, cari açığı ile zirve yapmış, üretime dayalı ekonomisi olmayan, eğitimi yaz boz tahtasına dönmüş, çalışanları insanca yaşam koşullarına ulaşmamış, emeklisi günü kurtarma derdinde, yüksek teknolojide katma değeri olmayan, kültür ve sanatı unutmuş, Anadolu coğrafyasında olmasına rağmen tarım ve hayvancılıkta büyük bir ithalat ülkesi haline gelmiş ve ilk defa dışarıdan saman almış, güvenliği saldım çayıra bir ülke halinde değil miyiz? Üçünüz de bu ülkeyi yönettiniz, tek başına ya da koalisyon olarak ama hiçbir zaman bu ülkenin yağmalanmasına neden olan dayatmalara karşı duramadınız. "Acemi nalbant işini devlet harasında öğrenirmiş" lafı bile size az. Yıllarca bu ülke sizlerin eliyle uyutuldu, avutuldu ve soyuldu! İnsanımız, ülkenin imkanlarından hiçbir zaman adil bir şekilde yararlanamadı. Hayat sonuçtur, sizlerin yaptıkları veya yapamadıkları yüzünden ülke bu haldedir. "Bu makamlardan gidersek halimiz ne olur diyorsunuz?" Haklısınız, iyi yapışın koltuklarınıza! Biz mi? Oturup sizi izleyecek halimiz yok! Gençler olarak bu köhnemiş siyasi düzeninizi yıkmak, yepyeni adil ve sağlam bir devlet yönetimi kurmak için var gücümüzle çalışacağız.

HEPAR