GÖRÜYORUZ!

GÖRÜYORUZ!

Ülkemizin sorunları ve bu sorunlar karşısında alınması gereken önlemler o kadar açık ki, bunları anlamak için çok zeki olmaya dahi gerek yoktur. Ancak, elinde her türlü bilgi ve imkan bulunan hükümetler, ne hikmetse bir türlü gereğini yapamıyor. Bununla da kalınmıyor, ülke meselelerini iyice içinden çıkılmaz hale getirmeye yönelik, adeta ülkemizin aleyhine olacak şekilde icraatlar yapabiliyorlar veya sadece olanları izlemek zorunda kalabiliyorlar.

Hak ve Eşitlik Partisi mensupları olarak ülke sorunlarını ve bu sorunlar karşısında kimin ne yaptığını veya yapmadığını kartal gözüyle görüyoruz. Siyasi, ekonomik ve askeri alanlarda, ülkenin içinden çıkılmaz hale gelmesindeki temel sorunun TAM BAĞIMSIZLIK sorunu olduğunun farkındayız. İdeoloji veya söylemi ne olursa olsun ülke yönetimine gelen siyasi partilerin, iktidara gelebilmek için baştan bağımlı olmayı kabul etmesi, hatta "biz sizin işinizi daha iyi görürüz" yarışı içinde, bir yerlere icazet almaya gitmeleri ve iktidara geldikten sonra yaptıkları da bu durumu açıkça göstermektedir.

Zira;
Tam bağımsız olamazsan, düşmanına dahi "bu benim düşmanım" diyemezsin, bununla da kalmaz size başka bir düşman gösterip, asıl düşmanını müttefik olarak görmeye zorlanırsın.

Tam bağımsız olamazsan, ordunun ve ordu nezdinde milletinin başına çuval geçirdiklerinde sessizce boynunu bükersin.

Tam bağımsız olamazsan, ülke çıkarların aleyhine olan her şeyi seyirci gibi izlemek zorunda kalırsın, en meşru haklarını dahi tavizler vererek korumaya çalışırsın. Bu nedenle de gittikçe batağa doğru sürüklenirsin.

Tam bağımsız olamazsan, onur kırıcı bir şekilde topraklarını terk etmek zorunda kalırsın.

Tam bağımsız olamazsan, düzmece mahkemelerle düşmanının ayağına gidip onlara şov yaptırır, en güvenilir olması gereken bağımsız yargının da onurunu zedelersin.

Tam bağımsız olamazsan, bir gün sana silah çekeceğini bildiğin kişilerin bakıcılığını sana yaptırırlar ve hatta askerine, polisine ve vatandaşına silah çeken teröristlerin senin topraklarından gövde gösterisi yaparak geçmelerine göz yumarsın ve bunun için Hakimiyeti Millet adına kullanan TBMM'den karar dahi çıkarırsın.

Tam bağımsız olamazsan, emperyalistlerin kucağında kendini aslan zannederken, kucaktan atıldığında kedi olduğunu fark edersin.

Tam bağısız olamazsan, ekonomin, ülke varlıkların ve sahip olduğun her şey kağıt üstündedir ve aslında senin değildir ve sen de böyle olması için çalışmak zorunda kalırsın.

Tam bağımsız değilsen, sadece ülke içinde çekişme, çatışma ve gruplaşmalardan nemalanır ve ayakta kalmaya çalışırsın.

Bu örneklerden yüzlerce sıralayabilirsiniz...

Tam bağımsız değilsen sadece şunu yapmana izin verebilirler: Bir yerlerde, içi boş bir laf edersin, ayarlanmış medya sayesinde kahraman yapılırsın, egonu tatmin eder, toplum da yönlendirilmiş olduğundan ayakta kalmaya devam edersin. Ya da, düşmanlarının çöreklendiği Kuzey Irak veya Suriye'ye küçük bir müdahalede bulunursun ( o da artık kaçınılmaz olduğunda) medya sanki orayı işgal etmişsin de büyük bir zafer kazanmışsın gibi gösterir, milletin gazını alabilirsin. Veya, ekonomin ortada iken IMF'ye borcumuz yok dersin yine ayarlanmış medya seni büyütür ve rakam aldatmacalarıyla iş götürebilirsin. Ancak, bunların hiçbirisi ülkenin bataklığa sürüklenmesini durdurmaz ve millet olarak acı çekilmeye devam edilir.

"Türkiye'nin ekonomik ve siyasi yönden bağımsızlığı sorununa duyarsızlık göstererek milliyetçilik yapılmaz. Milliyetçilik tantana değildir. Sadece sınırlarımız, bayrak ve toprak da değildir. Ekonomik bağımsızlıktır. Küresel sermaye ve emperyalist devletlerin yarı sömürgesi durumuna düşmekten rahatsız olmayanların milliyetçiliği mi olur? (Osman PAMUKOĞLU)

Milletin içindeki çekişmeler,çatışmalar, kavgalar milleti bölecek hale geldi mi, iktidar bunların sosyal ve ruhi yapısını doğru değerlendirmelidir. Bu yeteneği yoksa veya kaybederse, iktidarın varlığı şüphe götürür.Bu takdirde iktidar, milletin hak ve menfaatlerini değil ,kendi ilkel içgüdülerinin esiri olur. O zaman da sağduyu değil, hiddetler ve ihtiraslar hakim olur. Yol buraya varınca da meşruluk kaybolur.”(Osman PAMUKOĞLU)

Hala, sağ duyusu çağrısı yapanlar, iktidarıyla, Meclisteki muhalefeti ile ülkenin durumu budur!

“Yarı bağımlı bir ülkede yaşayan insan; yürüyen bir ızdıraptır. Bir millet siyasi ve ekonomik bağımsızlığını kaybedince,o millette herkes hiç olur.Bu durumdan kurtulmanın tek yolu;genç, ateşli ve ihtiras sahibi insanların ortaya çıkarak siyasi mücadeleye atılmalarıdır.”(HEPAR Siyasal ve Toplumsal İlkeleri)

Özgürlüğüne düşkün, bayrağına ve bağımsızlığına aşık, vatanperver gençler


BİZE KATILIN!


YAŞASIN VATAN YAŞASIN TÜRK MİLLETİ!


Recep BAKIRCI
Hak ve Eşitlik Partisi
Genel Başkanı