BOŞ BEŞİK

bos-besik

Nasıl da öngörüyor Ulu Önder: “Ne bileyim sonuna kadar Cumhuriyet Halk Partisi’nin benim partim olarak kalacağını?”

Hale bakın hale! 1996’da Atatürk’e “kefere ve kafir” diyen herifi, kendi partililerinden saklayıp kamufle ederek, kadın ağırlıklı cinsiyet kotasından parti meclisine sokuyor! Pes, pes, bin kere pes!..

“Ben Dersimli Kemal’im” diyor. Vatandaş! Türkiye Cumhuriyeti topraklarında böyle bir il yok anladın mı? Dersim Cumhuriyet öncesi feodal yapının bir coğrafi adıydı. Mustafa Kemal Atatürk kanunla O’nu Tunceli vilayeti yaptı. Dersim adını PKK kullanıyor, güya geçmişe bir bağlantı kurmak için. Cumhuriyetin verdiği ismi kullanmıyor..

Bak, Recep Tayyip Erdoğan bile, önceleri ben Gürcü’yüm diyordu, son zamanlar da: “Dedemden babamdan öğrendim, biz Türk’müşüz” diyor!

Biz de milliyetçilik siyasi birlikteliktir, Ulu Önder Mustafa Kemal’in 1933’de, Türk Milletine hitabının son cümlesinde yer aldığı gibi: “Ne Mutlu Türk’üm Diyene” diyebiliyor musun?

Türkiye’de iki sorun varmış? İşsizlik ve Kürt meselesiymiş! Türkiye’de Kürt meselesi yok, Kürt şovenlerin Türkiye’den de toprak kopararak Kürdistan kurma amaçlı silahlı kalkışması var. “Yerel yönetimlere özerklik şartını getirecekmiş.” PKK’da zaten bununla başlayalım demiyor mu? Eşkıya Güneydoğu da herkesin ensesine silahı dayamış, bu hala; “silahla, güvenlik politikaları ile çözülmez” diyor.

Bir de bunların hepsinin ağzında, genel başkanları dahil: “Çözüm sürecinin ne olup olmadığından bizim haberimiz yok. Biz bu konuda bir şey bilmiyoruz, bize haber verilmiyor!” Çözüm sürecinin adım adım bölünmeye ve Kürdistan’ın kurulmasına gittiğini, kargaları da bıraktım, sığırcıklar bile kuş beyinleriyle görürken, bu derece aymazlık gösterisine yatarak ne yapmak istiyorsunuz siz?. Sıkışınca “Cumhuriyeti kuran partiyiz” diyorlar. Siz parti falan kurmadınız, mirası da kemire kemire bitiriyorsunuz. Cumhuriyet kan ve irfanla kuruldu, kime hizmet ettiği belirsizlerle değil..

CHP’nin İstanbul Beşiktaş Belediye Başkanı Hakkari’ye gitmiş, orada halkla halay çekiyormuş! Aman ne övünülecek, iftihar edilecek durum!.

Sizi halk, Karadeniz boyunca silmiş, Orta Anadolu’dan silmiş, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan silmiş, Ege ve Akdeniz’in kırsalından silmiş, bunun sebebi ne diye düşündünüz mü? “Rakı içiyorlarmış da, örgüt çalışmıyormuş da, medyada yer alamıyorlarmış da” geç bunları, İzmir’de bile yerel seçimde 13 ilçeyi kaybettiniz. Oy aldığınız yerler de bile halk size sırf ampul partisi defolup gitsin diye oy verdi. Çünkü siz de bir umut, bir heyecan, bir gelişme görmüyor..

Bir de bu memlekette yeni bir şey türedi: Ölülerden medet umma, onları ziyaret üstüne ziyaret. Dersimli de mezarlık ziyaretleriyle övünüyor!. Bilmiyorsanız öğreteyim; Hz. Muhammed bile hayatı boyunca sadece bir kez mezarlığı ziyaret etmiştir!.

Üretim ekonomisi programı yapacaklarmış! Aman geç kalmayın! Hak ve Eşitlik Partisi’nin 2008’de kaleme alınmış ve ekonomi de yapılacaklarını anlatan Beyaz Kitabındaki parti programında neler yapılması gerektiği ayrıntılı mevcut. Hem zaman da kaybetmezsiniz. Bu kıyağımızı da unutmayın! Bunu dedik diye hepsini de aşırmayın, bize de bir şey kalsın olur mu?.

Elektronik sistemle üye kaydetmeye başlamayı büyük bir işmiş gibi övüp duruyorlar. Aman ne büyük iş becermişler. HEPAR’ın üye kaydı ilk kurulduğundan beri (6 yıldır) zaten elektronik sistemle yapılıyor. Sakın bu da apartılmış olmasın?.

Daha önce yaptıkları bir kurultayı defalarca video da döndürüyorlar. Dikkatli bir göz hemen fark eder, dev bir panoya yazılmış slogan şu: “Eşitlik, Hak ve Adalet için CHP” Hak ve Eşitlik Partisi’nin, “Hak” ve “Eşitlik” kelimelerini yer değiştirerek kendilerine slogan yapmışlar. Son kurultayda da Türk Silahlı Kuvvetleri’nin : “Güçlü Ordu, Güçlü Millet” sloganını almışlar: “Güçlü CHP, Güçlü Türkiye” haline sokmuşlar! Taşıma suyla değirmen dönmez dayıoğlu!..

Daha bitmedi!. TESEV’in kurucu üyesinin ABD’nin Ankara Büyükelçisiyle 3.5 saat, baş başa gizli görüşmesin de neler konuşulduğu bazı gazetelerden sızmaya başladı: CHP’nin HDP ile çözüm sürecinde beraber hareket edeceğine dair.. Bu konu yavaş yavaş da ortalık da ısıtılmaya başladı.. Eğer, yadırgadım derseniz, ben de size şaşarım..

Sonuç: Muharrem İnce hareketi sonuç verseydi 2015 Haziran seçimi için bir umut ve heyecan yakalayarak, partinin oyları en azından birkaç puan yükselebilirdi ama artık mümkün değil. Üstelik gemi su kesimi altından torpil yedi. Kırılan testi yerini doldurmaz. Yaralı tekneye kalafat yaparak okyanus geçilmez. “Örgütleri yenileyerek, birlik beraberlik sağlayarak %30’ların üzerine çıkacağız” lafları züğürt tesellisinden başka bir şey değildir. Yerel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde teknenin baştan kara olduğu zaten ortada iken, eski tas ve eski hamama razı olarak şimdi tekneyi kıçtan kara yaptılar ki, artık sizi kimse kurtaramaz..

Yeni yol haritası yapacaklarmış! Demek hala araziyi öğrenememişler ki harita bulup, onun üzerine işaretleyecekleri çizgilerler yol bulacaklarmış!.

Bir: Harita araziyi bilmeyen, tanımayan acemiler içindir.

İki: Harita üzerinde mevkileri birleştirerek çizilen hat, coğrafyayı okumayı bilmeyenleri (ki bunlar öyle) işaretlenen hedefe götürmez.

Üç: Harita tek başına hiçbir halta yaramaz, harita pusula olmadan beş para etmez, çünkü yön tayinini harita değil pusula yapar. Harita bir gövde, pusula beyindir. “Yol haritası” lafı Amerikalıların bir deyimidir. Gördünüz mü bakın bir işe yaramıyor. Sizin pusulanız yok, pusulanız..

Kıraç tarla yılda üç kez ürün vermez.. İki kez tutmadı, şimdi sıra üçüncüde mi? Balık kavağa çıkınca, niye olmasın!.

Boş beşiği sallayarak kendinizi avutmayın…

TEK UMUT TEK YOL HEPAR

Osman Pamukoğlu
Hak ve Eşitlik Partisi
Genel Başkanı

4,176 Kez Toplam, 3 Kez bugun okundu

Tweet