Makaleler

Başlarınızı Yukarı Kaldırın 26 Aralık 2014

Güvenliği, adaleti ve gelir dağılımı paramparça olmakla kalmayıp; rüşvet ve yolsuzluk çamuruna batmış bir ülke!. Düzen partilerinin elinde, kokuşmuş bir halkçılık, kokuşmuş bir milliyetçilik ve siyaseten sömürülerek yozlaştırılmış bir İslam dayatması.. Sığ, iğdiş, seviyesiz ve alelade politikacılık.. Korkaklık, eyyamcılık, ikiyüzlülük diz boyu.. Dünyayı kendi kafalarının içi kadar dar gören ahmak, çenebaz işbirlikçiler, her akşam TV kanallarında abdesthane ibriği gibi yan yana dizilip ahkam kesiyorlar.. Ortaklık, dünyevi yaşamda aradığını bulamayan insandan geçilmiyor.. Kandırılmışların feryadı ise su buharından öteye gitmiyor.. Düzenin despot ve zorbaları hakimiyetlerini her alanda gittikçe sağlamlaştırıyor.. Durum her geçen gün daha da kötüye gidiyor ve siyasi ortam gerginleşiyor.. Elektrikli ve fırtına yüklü bulutlar, topraklarımızın üzerine çökmüş..

Türkiye bir bataklık ve sıtma mikrobuyla dolu topraklara döndü. Böyle bir ülke de hiç kimse bu dünyanın boşluğunda amaçsız ve kararsız dolaşamaz. Her şeyin ötesinde bir insan olarak ilgisiz ve sessiz kalamaz..

Haziran 2015 Genel Seçimleri, Demokratik ve Laik Cumhuriyet ile Ulusal devletin varlığının devam edip etmeyeceği konusunda, son karar ve atılacak son baruttur..

Peş peşe ve yan yana gelişen olaylar, her şeyi belirleyen ve her şeye karar veren o bir tek anlık zaman dilimi içerisinde sıkışıverir. Tek bir evet, tek bir hayır, bir anlık erken davranmaya ya da bir anlık geç harekete geçme, bu anı, yüzlerce kuşak da geçse, asla geri getiremez ve yitirilen an, bireyin ve ulusların yaşamını ve yazgısını belirler. Kaybolmuş bir anın yakınıp dövünmekle geri getirileceği hiç görülmemiştir..

Yazgı kendisine benzeyen, kendisi gibi ele avuca sığmaz insanları sever. Korkaklar, bu yazgı oyununun üzerlerine yüklediği yükü, elleri titreyerek bırakırlar. Çünkü yazgı korkaklara yalnızca birkaç saniye kendisini bırakır, bunu elinden kaçıranları ise asla bağışlamaz ve ikinci bir kez ona bu olanağı tanımaz. İnsanlar sadece bir şeyden yorgun düşerler: Kararsızlıktan..

Ülkemiz, yelkenleri fırtınaya kapılmış bir gemi gibi, hiç durmadan oradan oraya sürükleniyor. Artık oflama puflama zamanı değil, dalgaların kayalara çarpması gibi gürleme zamanıdır. Şimdi, Çağdaş Cumhuriyet ve özgürlük için herkesin her şeyini ortaya koyma zamanıdır..

Bu gün, vatan toprağı için kaygı günüdür, korkuları kovun. Bu gün, bir ulusun kalbinin yurtseverlik aşkıyla çarpmasına ihtiyaç duyulduğu gündür. Bu gün, “Haydi vatan evlatları” diye haykırma günüdür. Bu gün, yüreklere seslenme, yürekleri harekete geçirme günüdür. Bu gün, ulusal ruhları kabartıp onunla coşarak, onunla kükreyerek, bir utku türküsü, bir vatan destanı yazma günüdür. Bu gün, barut fıçısına düşen bir kıvılcımın aniden parladığı gibi, bir anda çevreye yayılma ve bütün ulusal duyguları, insanın içindeki bu sonsuz uçları harekete geçirme günüdür..

Tarihte, toplum, halk, ulus ve bir devlet için en son söylenecek söz, her şeyin bittiğini anlatan söz: “ Herkes başının çaresine baksın.” sözüdür. Daha sonra ne mi olur? Yaşamı acı çekerek sevmeyi öğrenirsiniz.. İnsanlar sadece iddialı bir mücadeleye girdiklerinde sonsuzca yaşarlar. Bunu da ancak demir gibi sağlam, kararlı ve gözü pek kimseler yapabilir. Cesaret ve vatanseverliğin kazanamayacağı mücadele yoktur..

“Uyan evlat! Yolculuk bitince Uyumak için fazlasıyla Vaktin olacak…”

“Gerçek, sadece gençlikten, evet sadece gençlikten öğrenilir.” (Tolstoy)

Hak ve Eşitlik Partisi karanlıkta bir ışıktır. Yurttaşlar! Karar verin ve HEPAR’da mücadeleye katılın…

TEK UMUT TEK YOL HEPAR

Osman Pamukoğlu

© 2016 - Hak ve Eşitlik Partisi